31 Ocak 2012 Salı

Her zaman ki gibi yine yazıyorum sonra siliyorum ya da pcde bir klasörde saklıyorum yazılarımı kimse okumasın diye... yazdıklarımı bile yayınlayacak cesareti bulamıyorum ki kendimde bu hayatla başa çıkmak için gereken cesareti nasıl topluyacağım? Nöff

Bir yaş daha yaşlandım işte dün benim doğum günümdü... Doğum günü kutlamak saçma bence tabii bunu desemde neden kimse benim için partiler hazırlamıyor sürpriz hediyelerle beni mutlu etmiyor diyede içim içimi yiyor bi taraftan. Ailem pasta almış şaşırdım çünkü bizim evde doğum günleri kutlanmaz sadece pasta yenilir öyle oldu zaten sırf çikolatalı olduğu için pasta yedim bir dilim ama zor yuttum gerçekten. Arkadaşlarım faceden doğum günü mesajları yazmışlar sağolsunlar. Faceden doğum günüm olduğunu öğrenen birkaç arkadaşta iş yerinde öle bi mutlu yıllar diledi. Bence ona bile gerek yoktu sonuçta iş arkadaşının doğum gününü bile aklında tutamayıp facede görünce hatırlamak çağımızın hastalıklarından birisi. Ama ben böylede mutluyum bir yaş daha yaşlanmamı mı kutlayacağım yoksa bu lanet dünyaya gelişimi mi hiçbirisi de kutlanmaya değer şeyler değil. Dün gece yarısı eski sevgilim aradı bu arada. seni unutamadım dedi ve doğum günümü kutladı işte beni gerçekten hatırlayıp bunun için face veya msne ihtiyaç duymayan birisi. Mutlu oldum tabii ki ama onun için de üzüldüm halaa unutamamış beni bir yıl oldu neredeyse ayrılalı benim hiç aklıma gelmemişti arıyana kadar. Demekki gerçekten seviyormuş beni diye düşünüyorum ama umrumda da değil çünkü kalbimi kapattım sevmeye de sevilmeye de....

Acaba hiç doğmasaydım nasıl olurdu diye düşünmeden kendimi alamıyorum bu dünyaya hiç gelmemiş olsam belkide insanlık için daha iyi olurdu en azından gereksiz yere dünyada yer kaplamamış olurdum...

15 Ocak 2012 Pazar

Aldırma...

Aldırma deli gönlüm giden gitsin sen şarkılar söyle içinden boşver.....içimden bu şarkıyı söyleyerek dolaşıyorum birkaç gündür sebebini bilmeden...

Gerçekten aldırmamak mümkün mü? Hayatımıza giren ve çıkan insanların haddi hesabı yok daha geçen ay onsuz yaşayamam dediğim iki insan vardı şuanda ikiside bir yabancı oldular benim için. Hayatımdan çıkıp gittiler ya da ben çıkarttım, giden gitti anlayacağınız ama aldırmamak mümkün mü gerçekten. Bazen aklıma geldikçe en yakın sandığım arkadaşım ve sevgilim sandığım ama beni kullanmaktan başka birşey yapmamış iki insan için üzülüyorum.

Birde biz istemediğimiz halde yitip giden insanlar var...En sevdiğim insan bu karlı günlerde toprağın altında yatıyor, yaz geldiğinde birlikte tatil yapmak için planlar yapmıştık, evine davet etmişti beni birlikte ps3 oynayacaktık onu düşündüğümde çok daha fazla acıyor kalbim çok kısa süre tanımış olsamda pekçok kişiden daha fazla değer vermiştim ona...ama şimdi yok hayatımda.

Yeni birisi girdi hayatıma bu hafta, bir aydır çalışmakta olduğum şirkette tanıştık. İlk karşılaştığımız andan itibaren bi yakınlaşma oldu birbirimize karşı. Hatta çok konuşmasak bile bakışlarımızla anlatıyoruz ne hissettiğimizi. Peki bir insanı hayatıma kabul etmek için bunlar yeterli mi? Sadece güzel veya yakışıklı olduğu için birisine aşık olunabilir mi? Ben yaşadığımın aşk olmadığını biliyorum ve yeniden üzülmemek için dikkatli davranmaya çalışıyorum ama o çoktan beni dışarıda birşeyler içmeye davet etti.

Kadıköyde bir bardayız içiyoruz ve çok eğleniyoruz ben mutluyum hala aşık olduğumu düşünmüyorum ama onu da istiyorum hayatımda. Birlikte geçirdiğimiz iki saatin ardında kulağıma eğiliyor ve bana biliyormusun ben evliyim diyor. O an geçirdiğim şoku anlatmaya kelimeler yetmez. Müzik anlamsız hale geliyor, insanların bana bakışı değişiyor gibi geliyor ve dünyanın inanılmaz bir hızda döndüğünü fark ediyorum birden midem bulanıyor... Neden burdasın diyorum ve tanıştığımızdan beri parmağında yüzük yoktu. Ben senden hoşlandım diyor sende bana karşı boş değildin ve yüzük takmayı hiçbir zaman sevmedim diyor sanki çok normal birşeyden bahsediyormuş gibi...

O gece eve nasıl döndüğümü hatırlamıyorum. Sabaha kadar ağladığım için ertesi gün işe gidemedim ve yataktan çıkmayı hiç istemedim.... Hayat bana bunu neden yapıyor??? Yeniyıldaki ilk depresyonumada böylece girmiş bulunuyorum bakalım bu sefer kaç gün sürecek.......

her gün bir şey daha biter
giderek acı vermez biten şeyler
kayıtsız bir razı oluş başlar
sıradan izler bırakır en tutkulu aşklar

ALDIRMA.....DELİ GÖNLÜM.....GİDEN GİTSİN.....SEN ŞARKILAR SÖYLE İÇİNDEN BOŞVER....

9 Ocak 2012 Pazartesi

yeni yıla ne zaman girdik...

Gireceğiz giriyoruz girdik falan derken geldide geçiyor işte yeniyılın ilk ayı ve ben bir yıl daha yaşlanmanın neden dünya genelinde bu kadar harika birşeymiş gibi kutlanmasını anlamıyorum... birde herkesin eğlendiği bir gecede dünyanın en mutsuz insanı olarak yeniyıla girmiş olmam çok canımı sıktı gerçekten....

Hani kararlar almıştım daha iyi bir ben ortaya çıkacaktı ya bu yıl daha yılbaşında gece yarısı çıkıyor çok daha kötü bir ben içimden yeniyıla karamsarlık ve mutsuzlukla girmeme sebep olanlara nefret ve lanetler ederek uyumaya çalışıyorum.Gözüme uyku girmiyor gecenin üçü olmuş ben halaa ağlıyorum yatağımda tek başıma... en yakın arkadaşımda yan odada sevgilisiyle yaniyılı kutluyor(!)

Bir hafta gecikmeli olsada sonunda istediğim şeyleri yapmaya başladım ne zamandır taşınmak istediğim eve taşındım, hayatımda hayal kırıklığından başka bişeye sebep olmamış bi insandan kurtuldum ve işlerimde yoluna girmeye başladı artık daha iyi kazanıyorum ve ailemle aramda herzamankinden iyi gidiyor yani yeniyıla gecikmeli de olsa bende yetiştim sonunda...tabi bu ayın sonunda doğumgünüm olması ve ilerleyen yaşımın beni orta yaş krizine sokması mümkün ama bunu o zamaan düşünürüm şimdi hayatımı yoluna koymaya devam edeceğim....

2 Ocak 2012 Pazartesi


Seni ilk gördüğümde bu kadar sevebileceğimi gerçekten bilmezdim. İlk çıktığım kişi sen değilsin belki ama aşık olduğum ilk kişi sensin.Muhtemelen bilmiyorsun ama....

Sürekli sana aktarmak,ulaştırmak istediğim şey sadece tek bir cümle "Seni Seviyorum" Bu cümleyi sonsuza kadar sadece sana göndereceğim. Elimden birşey gelmiyor durduramıyorum, sakinleşemiyorum uyuyamıyorum, artık kafama hiçbir şey girmiyor. Elimi uzatsam dokunabileceğim mesafedesin ama sadece gizli gizli bakıyorum ve kalbim yerinden fırlıyor. Şuan saat kaç?Kendini nasıl hissediyorsun? Söylemek istediklerim bunlar değil.Sürekli göğsümün içinde haykırıyorum yorulana kadar "seni seviyorum" diyorum.Bu cümleyi sonsuza kadar birtek sana göndereceğim...