Fazla ciddiye almayın şu hayatı; Nasıl olsa içinden canlı çıkamayacaksınız.
Gerçekten hayatı neden bu kadar ciddiye alıyoruz ki. Yoksa hayatı değil de diğer insanların hakkımızdaki düşüncelerinimi dikkate alıyoruz.Her sabah saatlerce aynanın karşısında makyaj yapmak, saç rengini şeklini değiştirmek için bütün günümüzü kuaförde geçirmek, o istenmeyen tüylerden kurtulmak için hiçbir erkeğin gönüllü katlanamayacağı acılara katlanmak, başka insanların hakkımızda kötü düşünmemesi için sürekli maskeler takıp bizi olduğumuzdan farklı tanımalarına sebep olmak. Neden bu kadar çaba sarf ediyoruz ki....
Kime neden beğendirmek zorundayız kendimizi. Neden umursuyoruz başkalarının bizi nasıl gördüğünü nasıl göründüğümüzü. Halbuki ne zaman yeni birisiyle tanışsak yeni bir ilişkiye başlasak çok klişe bi laf vardır; beni dış güzelliğin ilgilendirmiyor iç güzelliğin ilgilendiriyor derler. Halbuki o makyajı yapmasam öyle süslenip püslenip yanına gitmesem yüzüme bakarmıydın...King-kong bile sırf güzel olduğu için aşık olmadımı o kadına çirkin olsa ilk dakika mideye indirmişti kızı Kong..Kimse bana iç güzelliğin ne kadar önemli olduğu zırvasını anlatmasın bundan sonra...
Yüzüme taktığım o zoraki tebessümden sonra iş yerinden birisi demişti sen ne kadar mutlu ve huzurlusun diye.Halbuki içim kan ağlıyordu ve kimseye belli etmemek için gülümseyip hersöze espriyle cevap veriyordum. Neden böyle yapıyoruz neden hissettiklerimizi, aşklarımız, sevgilerimizi, kızgınlıklarımızı, nefretlerimizi insanların yüzüne haykırmak dururken yüzümüze sahte bir gülümseme takıp herşey yolundaymış gibi davranıyoruz.Yani en azından ben neden böyle davranıyorum...
Bu kadar zor mu kendimiz için birşeyler yapmak. Başkaları ne diyecek diye yaşamamak, diğerlerinin düşüncesini umursamamak...Neyse ben burda kaçıyorum evin yeni maskotu onu sevmem için klavyenin üstüne çıktı birascık Bihterimle oynuyayım.2 aylık bir kedi yavrusu aldık eve bütün üzüntümü ve kederimi alıyor hep gülümsüyorum onunla oynarken neşe kaynağım oldu benim...
3 yorum:
Bugün kendimi çok kötü hissetmiştim yazını okuyunca kendimi daha iyi hissetmeye başladım...neden mi tek benim böyle düşünmediğimi bilmek beni çok rahatlattı...kadın olmak çok zor ayrıca dediğin gibi duygularımızı işe yansıtmamak için hergün maskeler takıyoruz yüzlerimize...insan bazen çevresindekiler bile sorgulamasın diye en yakınlarına dahi asıl ruh halini yansıtamıyor...sevdiğimiz insanlara, sevdiğimizi göstermekten aciziz.Kendimiz için yaşayınca da bencil diye nitelendiriliyoruz...Bencil olmak suç mu? pazar günü Ales'e girdim sınav paragraflarından birinde "Yaşama başlarız ama hep başkaları için yaşarız evleniriz çocuklarımız olur bu defada onların geleceklerini hazırlamak için kendimizi feda ederiz neden onları kendi yaşamlarını yapılandırmaları için fırsat vermiyoruz.Başkalarını düşünmekten ziyade kendi yaşantımıza odaklanmamız gerekiyor." gibisinden bir paragraf vardı...bunu okuyunca da çok mutlu olmuştum...yazın çok güzel teşekkürler...sevgiler :)
Ales umarım iyi geçmiştir :) Benim gibi düşünen insanların olduğunu bilmek benide çok rahatlattı yorumun için teşekkürler. Kendimiz için yaşamak bencillik değildir, sürekli başka insanlar için fedakarlık yapmak ailen için, arkadaşın için, sevgilin için,kocan için, çocukların için...peki sıra ne zaman kendimize gelecek.Düşüncelerimi, duygularımı ya da bedenimi süsleyip püslemeden, bi maske arkasına gizlemeden gösterebilmek, sadece içimden geldiği gibi davranabilmek istiyorum artık ve birazda başkası için değil kendim için fedakarlık yapmak....
bu gerçekten etkileyici bir yazı ama. haklısın öleyiz işte. yazmayı en sevdiğim konulardan birini yazmışsın.
sonu da pek tatlı. bihter öle mi kedinin ismi. yani o zaman güzel cilveli filan olmalı. çok hoşmuş ismi. e ona giysiler takılar al o zaman.
:)
Yorum Gönder